Karanlık bir dünyaya küçük beyaz noktalar bırakan, cevheri küskünlük olan kozmik böcekleriz biz.
Gün gelir tek çizgide birleştirilir gün gelir yazgının küçük bir hareketiyle siliniriz.
Zaten bize zindandır, çöldeki vahadır hayat.
Mühlet dolar gideriz.
Ve şeytanın insafında terkedilmiş değiliz.
Yasak çiçeklerin özverisi açıklar bizi belki buruk huşularla
Lacivert günahlarla ya da bilge kılmasıyla ölümün Peygamber şiirlerine döneriz...
Size anlatmalıyım
ağlamamaya çalışarak herşeyi
çünkü ağlamak
belge kılmaz sözlerimi
ağlamak sözün en güçlüsü
ama en anlaşılmazıdır...
17 Kasım 2013 Pazar
Sebep? :)
Televizyonun hayatımıza girişini anlatan "Vizontele" filminden bir diyalog:
-Bu nedir?
-Vizontele'dir hanım
-Ne işe yarıyor?
-Dünyayı evimize getirecek.
-Sebep?
-Bu nedir?
-Vizontele'dir hanım
-Ne işe yarıyor?
-Dünyayı evimize getirecek.
-Sebep?
Hiç olmuştum sanki. Heba olmuştum. Yorulmuştum ben anne. Perde açılmış, sahnede bir tek ben, bir tek hiç vardı. Ben yoktum anne. Hayatın üzerimde bıraktığı izler, derinlere işleyip yok etmişti beni. Keşke duyabilseydin anne, keşke kendi çığlığımı duyabilseydim, benim bile duyamadığım çığlığım yardım edemedi bana. Ben yok oldum anne...
10 Mart 2013 Pazar
9 Şubat 2013 Cumartesi
Bencede güzel değildi zaten:p
"Hayırlı Günler Şeyma Hanım.
Yazınız bize ulaştı, okuduk, değerlendirdik.
Maalesef yazınızı yayınlayamayacağız.
Yazınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyor, yeni yazılarınızı bekliyoruz.
Selam ve Sevgi ile..."
Bir insan ancak bu kadar kibar reddedilebilir. Güzellikle bozmak diye buna derim. Helal olsun :)
14 Ocak 2013 Pazartesi
Diğer Gezegenlerdeki Yaşın
http://www.exploratorium.edu/ronh/age/
Diğer gezegenlerde hayat olsaydı ve orda yaşasaydık hangi yaşta olacağımızı gösteren güzel bir site
Nitekim akıl yaşta değil baştadır. Dünyada 7 yaşındasınızdır ama Merkür'e göre hesaplasan 33 yaşında olgun bir insansın. Ha 33 yaşındasındır ama henüz adam olamamışsınız evrenin neresine gidersen git senden bir cacık olmaz o ayrı :)
Diğer gezegenlerde hayat olsaydı ve orda yaşasaydık hangi yaşta olacağımızı gösteren güzel bir site
Nitekim akıl yaşta değil baştadır. Dünyada 7 yaşındasınızdır ama Merkür'e göre hesaplasan 33 yaşında olgun bir insansın. Ha 33 yaşındasındır ama henüz adam olamamışsınız evrenin neresine gidersen git senden bir cacık olmaz o ayrı :)
13 Ocak 2013 Pazar
Evet Haklısınız Atom Bölünebilir
M.Ö. 460-370 yılları arasında yaşamış olan Demokritus'un "doğa bölünmez parçacıklar olan atomlardan oluşmuştur." fikrini ortaya atmasıyla başlayan atom serüveninde o tarihlerden bu tarihlere kadar çok şey söylendi. John Dalton'un 18. yüzyılda ilk bilimsel çalışmasıyla tespit edilen ama "bölünemez" olduğu düşünülen atomun bölünebildiği, içinde daha küçük parçacıklar bulunduğu ise 1900lü yılların başlarında Ernest Rutherford tarafından bulundu. Rutherford "proton"u keşfeden adamdı. 1930lu yıllarda ise Schrödlinger ve Heisenberg gibi bilim adamlarının çalışmalarıyla modern atom teorisi geliştirildi. Bu kadar beklemeye gerek varmıydı? Kuran'ın bundan 1400 yıl önce bize "atomun bölünebildiğini" söylediğini düşünürsek, cevabımız hayır olur. Sebe Süresi 3.ayette "Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbirşey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da daha büyük olanı da istinasız, mutlaka apaçık bir kitapta yazılıdır."
Zerreden daha büyük olanı anladık ama zerre zaten tdk'nın tanımına göre çok küçük parçacık demek. "Zerreden daha küçük" diye bahsedilen ne olabilir?
"... Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apacık kitapta bulunmasın." Yunus Süresi, 61
İşte bir ayet daha! Zerreden daha küçük diye bahsedilen (doğrusunu Allah bilir.) atomun içindeki parçacıklardır. İnsanoğlunun 20.yüzyılda eriştiği bilgileri Kuran-ı Kerim 1400 yıl önce söylemiştir. Velhasılı kelam bilimi kendi tekelinde zannedip dinin bilimi engellediğini öne süren zevat için bu bir tokattır. Yer ve gökler ve bunların arasında bulunan herşey Allah'ın olduğundan, bilimde Allahındır.
"Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kuran'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin herşeye şahit olması yetmez mi?" Fussilet Süresi, 53
Zerreden daha büyük olanı anladık ama zerre zaten tdk'nın tanımına göre çok küçük parçacık demek. "Zerreden daha küçük" diye bahsedilen ne olabilir?
"... Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apacık kitapta bulunmasın." Yunus Süresi, 61
İşte bir ayet daha! Zerreden daha küçük diye bahsedilen (doğrusunu Allah bilir.) atomun içindeki parçacıklardır. İnsanoğlunun 20.yüzyılda eriştiği bilgileri Kuran-ı Kerim 1400 yıl önce söylemiştir. Velhasılı kelam bilimi kendi tekelinde zannedip dinin bilimi engellediğini öne süren zevat için bu bir tokattır. Yer ve gökler ve bunların arasında bulunan herşey Allah'ın olduğundan, bilimde Allahındır.
"Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kuran'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin herşeye şahit olması yetmez mi?" Fussilet Süresi, 53
12 Ocak 2013 Cumartesi
Mesaj Önemli
İnsanın aynı anda bir sürü şeyin kafasından geçmesi ne ilginç birşeydir. Bu beyin bir tane değil mi yav? Aynı anda hem sakız çiğneyip hem yürüyemeyen insan aynı anda bir sürü şeyi nasıl düşünür? Hayır o değil insanın kafasındaki bu bir sürü düşünce, bir sürü ses insanın yanlız kalma olasılığını bırakmıyor. Bence her beyne bir matematik öğretmeni lazım. Bütün seslere "susun serseriler!" diye bağırmalı. Yoksa bu iş çözülmez benden söylemesi.
Nerden geldim buraya. Bugün benim için yorucu bir gündü. Malum YGS'ye arkadaşım girmişti. Sonucunun kötü olduğunu düşünen ama kötü olmadığına hemen inanan sevimli, sempatik arkadaşımla diyar diyar gezdik. Avea tarifesi gibi saat sabah 7'den akşam 7'ye dışarıda olmak ne kötü bir duyguymuş ya! İçimdeki seslerden biri devrede: "Evin yok mu senin, hayta!?" Ooov! Bu sert oldu. Neyse eve geldim ki çay yok, olacak şey mi diye konuşurken içimdeki seslerden biri, diğerine hemen cevabı yapıştırdı: "Kettle'da iki dakikaya bakar, hemen demleyiveririz." Evet, işte çayım ve ben "biraz yazı yazmaya ne dersin?" diye seslenen diğer sesi dinleyip çıkardım kalemimi yola.
"Yav bu yazının bir amacı, bir mesajı olmalı."
Evet bence de.
İnsanın aklına geleni yazması, daha da bunu yayınlaması biraz riskli bir iştir. Neden? Çünkü bunu okumaya kalkan adama eğer bu yazı birşey vermeyecekse, sen okuyan adamın vaktini çalmış, hakkını girmişsindir. O zaman yazı anlamlandırılmalı.
Büyüklerinizi sayın diyeyim ben o zaman, en azından güzel bitirelim.
Yaşlılar, büyükler her koşulda saygıyı hak eder. Hakettiklerini hakedenlerden esirgemeyelim...
Mart, 2011
Nerden geldim buraya. Bugün benim için yorucu bir gündü. Malum YGS'ye arkadaşım girmişti. Sonucunun kötü olduğunu düşünen ama kötü olmadığına hemen inanan sevimli, sempatik arkadaşımla diyar diyar gezdik. Avea tarifesi gibi saat sabah 7'den akşam 7'ye dışarıda olmak ne kötü bir duyguymuş ya! İçimdeki seslerden biri devrede: "Evin yok mu senin, hayta!?" Ooov! Bu sert oldu. Neyse eve geldim ki çay yok, olacak şey mi diye konuşurken içimdeki seslerden biri, diğerine hemen cevabı yapıştırdı: "Kettle'da iki dakikaya bakar, hemen demleyiveririz." Evet, işte çayım ve ben "biraz yazı yazmaya ne dersin?" diye seslenen diğer sesi dinleyip çıkardım kalemimi yola.
"Yav bu yazının bir amacı, bir mesajı olmalı."
Evet bence de.
İnsanın aklına geleni yazması, daha da bunu yayınlaması biraz riskli bir iştir. Neden? Çünkü bunu okumaya kalkan adama eğer bu yazı birşey vermeyecekse, sen okuyan adamın vaktini çalmış, hakkını girmişsindir. O zaman yazı anlamlandırılmalı.
Büyüklerinizi sayın diyeyim ben o zaman, en azından güzel bitirelim.
Yaşlılar, büyükler her koşulda saygıyı hak eder. Hakettiklerini hakedenlerden esirgemeyelim...
Mart, 2011
Eğer Bu Yolu Senle Yürüyeceksem, Ben Sana Değil Sen Bana Uymalısın!
İnsanın içindeki boşluk hiç dolmaz mı? Boşluk? Tarif etmeye en uygun kelime buydu sanki. İnsanoğlu hiç huzurlu olamaz mı? Memnun olamaz mı? Hayat denen geçici yaşantıyı kendimize arkadaş edindiğimiz için oluyordur belki bu. Ne demiş İspanyol romancı Saavedra Cervantes "Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim."
Bağlıydım demekki ona, körle yatan şaşı kalkar misali boş, gereksiz, fani olmuştum. Oysa ölümsüzlük istemelidir insan. Bedeniyle değil, ruhuyla ölümsüzlük. Nefsimi kendime uyduramamış, ben ona uymuştum demekki! Ah ne kötü arkadaştı nefis! Üstelik üzerinde "ruha zararlıdır"da yazmıyordu. Uyanamamış aldanmıştım. Süsüne, gösterişine aldanmıştım.
Yapmamalıydım. Yapmamalıyım. Madem ki ölene kadar beraberiz, ben ona tabi olacağıma, o bana talip olmalıydı. Belki de onu öldürmeliyiz. Kabil haya abidesi kardeşi Habil'i öldürmedi mi? Güzel Habil öldürülüyorsa, beni doğru yoldan saptıran nefis hayli hayli ölmeyi hakediyordu.
Kafam karışık. Bu nefisle başa çıkamıyorum. Herşeye göğüs gerecek, başa çıkacak güç var bende ama nefisle yapamıyorum. Benim olan birşeyi öldürme düşüncesi vicdanımı sızlattı. Onu sevmeyi, ona Yaradan'ı sevmeyi öğretmeliyim. Öğrenmeli. Öğrenmeli ki bu dünyada başkasına değil yanlız O'na kul olmayı idrak edebilsin. Öyle ya paraya, dünya hayatına, fuzuli işlere iman ettirmeye çalışan oydu. Elele verip yanlız O'na, yanlız bizi yaratan evrenin sahibine iman edelim. O'na güvenip, O'na dayanalım. Onsuz çıkılmaz bu yol biliyorum. Gel Nefsim! Beraber doğru yola, Hak yola çıkalım. O yolda yürüyüp, O yolda ölelim.
Bağlıydım demekki ona, körle yatan şaşı kalkar misali boş, gereksiz, fani olmuştum. Oysa ölümsüzlük istemelidir insan. Bedeniyle değil, ruhuyla ölümsüzlük. Nefsimi kendime uyduramamış, ben ona uymuştum demekki! Ah ne kötü arkadaştı nefis! Üstelik üzerinde "ruha zararlıdır"da yazmıyordu. Uyanamamış aldanmıştım. Süsüne, gösterişine aldanmıştım.
Yapmamalıydım. Yapmamalıyım. Madem ki ölene kadar beraberiz, ben ona tabi olacağıma, o bana talip olmalıydı. Belki de onu öldürmeliyiz. Kabil haya abidesi kardeşi Habil'i öldürmedi mi? Güzel Habil öldürülüyorsa, beni doğru yoldan saptıran nefis hayli hayli ölmeyi hakediyordu.
Kafam karışık. Bu nefisle başa çıkamıyorum. Herşeye göğüs gerecek, başa çıkacak güç var bende ama nefisle yapamıyorum. Benim olan birşeyi öldürme düşüncesi vicdanımı sızlattı. Onu sevmeyi, ona Yaradan'ı sevmeyi öğretmeliyim. Öğrenmeli. Öğrenmeli ki bu dünyada başkasına değil yanlız O'na kul olmayı idrak edebilsin. Öyle ya paraya, dünya hayatına, fuzuli işlere iman ettirmeye çalışan oydu. Elele verip yanlız O'na, yanlız bizi yaratan evrenin sahibine iman edelim. O'na güvenip, O'na dayanalım. Onsuz çıkılmaz bu yol biliyorum. Gel Nefsim! Beraber doğru yola, Hak yola çıkalım. O yolda yürüyüp, O yolda ölelim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)