12 Ocak 2013 Cumartesi

Mesaj Önemli

İnsanın aynı anda bir sürü şeyin kafasından geçmesi ne ilginç birşeydir. Bu beyin bir tane değil mi yav? Aynı anda hem sakız çiğneyip hem yürüyemeyen insan aynı anda bir sürü şeyi nasıl düşünür? Hayır o değil insanın kafasındaki bu bir sürü düşünce, bir sürü ses insanın yanlız kalma olasılığını bırakmıyor. Bence her beyne bir matematik öğretmeni lazım. Bütün seslere "susun serseriler!" diye bağırmalı. Yoksa bu iş çözülmez benden söylemesi.
Nerden geldim buraya. Bugün benim için yorucu bir gündü. Malum YGS'ye arkadaşım girmişti. Sonucunun kötü olduğunu düşünen ama kötü olmadığına hemen inanan sevimli, sempatik arkadaşımla diyar diyar gezdik. Avea tarifesi gibi saat sabah 7'den akşam 7'ye dışarıda olmak ne kötü bir duyguymuş ya! İçimdeki seslerden biri devrede: "Evin yok mu senin, hayta!?" Ooov! Bu sert oldu. Neyse eve geldim ki çay yok, olacak şey mi diye konuşurken içimdeki seslerden biri, diğerine hemen cevabı yapıştırdı: "Kettle'da iki dakikaya bakar, hemen demleyiveririz." Evet, işte çayım ve ben "biraz yazı yazmaya ne dersin?" diye seslenen diğer sesi dinleyip çıkardım kalemimi yola.
"Yav bu yazının bir amacı, bir mesajı olmalı."
Evet bence de.
İnsanın aklına geleni yazması, daha da bunu yayınlaması biraz riskli bir iştir. Neden? Çünkü bunu okumaya kalkan adama eğer bu yazı birşey vermeyecekse, sen okuyan adamın vaktini çalmış, hakkını girmişsindir. O zaman yazı anlamlandırılmalı.
Büyüklerinizi sayın diyeyim ben o zaman, en azından güzel bitirelim.
Yaşlılar, büyükler her koşulda saygıyı hak eder. Hakettiklerini hakedenlerden esirgemeyelim...

Mart, 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder